Skip to main content Skip to search
yayinlarimiz1

Yayınlarımız

Teknoloji serbest bölgesinde faaliyet gösteren yazılımcılara kdv avantajı

Güneri GÖZÜAÇIK

MODERN DANIŞMANLIK

Ortak,YMM

Değerli okurlar, Tübitak-Mam Teknoloji Serbest Bölgesinde yer alan teknopark girişimcilerinin yazılım teslim ve hizmetleri nedeniyle teknopark katma değer vergisi istisnasından yararlanamamaları hususu uzunca bir süredir takip etmekte olduğumuz bir konu olmakla birlikte nihayet girişimciler lehine sonuçlandı. Makalenin tamamını okumak için tıklayın.

Teknoparklarda yazılım ve oyun yazılımı geliştiren girişimciler artık daha avantajlı

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’na göre, teknokentlerde ya da ihtisas teknokentlerde faaliyet gösteren girişimcilerin sadece bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden istisnadır.Makalenin tamamını okumak için tıklayın.

Teknopark yönetici şirketinin Ar-Ge faaliyetinde bulunması halinde teşvik uygulaması ve mali idare görüşü

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de teknoloji geliştirme bölgeleri; Ar-Ge ekosisteminin çeşitli aktörlerini bir araya getirmek, sağlanan teşvik ve destek unsurları ile teknolojik bilgi üretiminin gelişimine, üretilen bilginin yüksek katma değerli ve dünya ölçeğinde talep gören ticari ürünlere dönüşümüne katkı sağlayacak bir ortam yaratmak amaçlarıyla kurulmaktadır.Makalenin tamamını okumak için tıklayın.

Öğretim Elemanlarının Ar-Ge Projelerinde Yer Alması…

Teknoloji geliştirme bölgeleri ile Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde yürütülmekte olan Ar-Ge veya tasarım projelerinde sahip oldukları teknik bilgi ve deneyim nedenleriyle üniversite öğretim elemanları istihdam edilebilmekte ya da bu kişilerden danışmanlık hizmetleri alınabilmektedir.

Bilindiği üzere teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren şirketler, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Kanunu; Ar-Ge veya tasarım merkezleri ise 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında teşvik ve destek unsurlarından yararlanmaktadır.
Makalenin tamamını okumak için tıklayın.

Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018): Taşımacılık ve Lojistik Sektörüne Bakış

(06.09.2013 Tarihli dünya gazetesi makalesi ve Ekovitrin dergisi kasım 2013 sayısı)
Günümüzde giderek artan rekabet ortamı işletmelerin üretim yeri seçimi ve süreçlerini de etkilemekte, işletmeler mukayeseli olarak en düşük maliyet ve en yüksek etkinlikle farklı ülkelerde ya da aynı ülkelerin farklı bölgelerinde üretim yapabilme kararı alabilmektedir. Üretimin yapısında meydana gelen bu değişiklik gerek ulusal gerekse uluslararası ticaretin gittikçe artan bölümünün nihai ürün yerine ara üründen oluşmasına sebep olmakta, bu süreç de düşük maliyetleri ve kaliteli hizmet sunabilecek bir iş ortağı olan ulaştırma ve lojistik sektörüne ihtiyaç duymaktadır. Sektör bazında önemli hedeflerin belirlendiği 2023 yılı için, 500 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşılması amaçlanıyor. Bu hedefe ulaşılmasında bütün sektörlerin çözüm ortağı durumunda olan taşımacılık ve lojistik sektörünün hayati bir fonksiyon üstlenmesi, sektörün 2023 yılında 50 milyar dolarlık satış hasılatına ulaşması ve yaklaşık olarak 1,5 milyon kişiye istihdam sağlanması planlanıyor. Ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda hazırlanan ve temmuz ayı içinde Resmi Gazete’de yayımlanan 2014-2018 dönemini kapsayan Onuncu Kalkınma Planı lojistik ve ulaştırma sektörü için önemli tespit ve hedefler içeriyor.
Makalenin tamamını okumak için tıklayın.

Örtülü Sermayede Düzeltme Müessesesi ve Bazı Sorunlar

(Yaklaşım dergisi Mart-Nisan 2011)
Bilindiği üzere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun (KVK) 12’nci maddesi 01/01/2006 tarihinden sonraya sarkan ödünç verme işlemlerine de uygulanmak üzere, 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüktedir. KVK’nın 12/7’nci maddesinde örtülü sermayede düzeltme müessesesi düzenlenmiş ve konuyla ilgili 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde de (Tebliğ) açıklamalarda bulunulmuştur. Kanuni düzenlemeler ve idare tarafından yapılan açıklamalara rağmen örtülü sermayede düzeltme sürecinin işleyişi bakımından açıklığa kavuşturulması gerektiğini düşündüğümüz bazı önemli hususlar bulunmaktadır. Öyle ki; bu makalemizde vergi güvenliğinin sağlanabilmesi amacıyla oluşturulmuş olan örtülü sermaye müessesesini:
• Vergilendirme işlemlerinin örtülü sermaye kullanan ve kullandıran açısından düzeltmeye tabi tutulacağı dönem itibariyle
• Örtülü sermayeyi kullanan kurumun zarar etmesi ya da bu kurumun kazancının kurumlar vergisinden istisna olması ve benzeri nedenlerle söz konusu kurumda matrahın oluşmaması hallerinde incelemek istiyoruz.
Makalenin tamamını okumak için tıklayın.

Sözleşme Yapmak ya da Yapmamak: İşte Bütün Mesele Bu

(28.06.2014 tarihli Dünya Gazetesi makalesi)
Bilindiği üzere Türk Borçlar Kanunumuzun sözleşme özgürlüğünü düzenleyen maddesi gereğince taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. Her ne kadar taraflar, sözleşme düzenleyip düzenlememe ya da kanuni kısıtlamalar saklı kalmak kaydıyla içerik konusunda, kural olarak özgür olsalar da bazen mali yükümlülükler bu düzenlemeleri geçersiz kılabilmektedir. Öyle ki, ticari hayatta “senetle ispat” ve “sözleşme özgürlüğü” müesseseleri oluşabilecek damga vergisi yükü nedeniyle tam işlerlik kazanamayabilmektedir. Daha çok şirketlerden oluşan taraflar, düzenlenen sözleşmelerde damga vergisine matrah oluşturabileceğinden bahisle, işin icabı olan tüm detaylara bu belgelerde yer verememektedirler. Bu yaklaşımın, özellikle konunun dava konusu yapılması durumunda ispat açısından çeşitli zorluklar yaratabileceği muhtemeldir.
Makalenin tamamını okumak için tıklayın.

Taşımacılıkta Elektronik Dönem

(02.01.2014 Tarihli Dünya Gazetesi makalesi)
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler gerek bireysel gerekse kurumsal ölçekte hayatlarımızda ve iş süreçlerinin yönetiminde önemli değişim ve gelişmelere yol açmaktadır. Sürekli bir devinim içinde olan bilişim teknolojilerinin yarattığı bu yeni ortamda, dünya ekonomileri ve piyasaları birbirleri ile entegre hale gelirken, yeni üretim, istihdam ve ticaret olanakları ortaya çıkmaktadır. Bu yazımızda bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin taşımacılık sektörü özelinde değerlendirilmiştir.
Makalenin tamamını okumak için tıklayın.

Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz Kullanma Zorunluluğu

(25.09.2013 Tarihli Dünya Gazetesi Makalesi)
Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257’nci maddesinin Maliye Bakanlığına tanımış olduğu yetkiye istinaden, perakende teslimde bulunan veya hizmet ifa eden birinci ve ikinci sınıf tüccarlara Vergi Usul Kanunu’na göre fatura vermek zorunda olmadıkları mal satışları veya hizmet ifalarının belgelendirilmesinde 3100 sayılı Kanuna göre kullanmak zorunda oldukları ödeme kaydedici cihazların yerine “Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları” kullanma mecburiyeti getirilmiştir. Kademeli bir geçiş öngörülen süreç ile ilgili olarak 426 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 69 ve 70 Seri Numaralı 3100 sayılı Kanun Tebliğleri yayımlanmıştır. Bu yazımızda yeni nesil ödeme kaydedici cihaz kullanulması ile ilgili tereddüt edilen hususlar konusunda değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Makalenin tamamını okumak için tıklayın.

  • 1
  • 2